BİRİKETCİLİK:

 

                       Ankara da öğretmenken köylülerim iki iÅŸ yapıyordu.

                        Biriketcilik

                        DeÄŸirmencilik.

  • Köyde bir vatandaÅŸa para vererek biriket iÅŸine ortak oldum .Etimesgutta   biriket   yapıp satıyordu.İki yıl ortaklığımız devam etti.Sonra tayinim çıktı Gölova’ya gelirken biriket makinalarından birini de beraber getirdim.O zaman okulumuz ÅŸimdiki taÅŸ bina idi.Okulun hemen yanında  ÅŸimdiki benzinliÄŸin altındaki  Cemal Erdem’e ait olan tarlayı  merhum Kaya Erdemden kiralayarak biriket iÅŸine baÅŸladım.Gençler biriketin ne olduÄŸunu bilmeyebilirler. Biriket  on beÅŸ cm geniÅŸliÄŸinde otuz cm uzunluÄŸunda içi delikli  ÅŸimdiki tuÄŸla görevini yapan  kum ve  Ã§imentonun sıkışması ile yapılan duvar malzemesi.

                        İşe baÅŸladık.O zamanlar insanlar gerek Gölova gerek Akıncılar Erzincan’dan ihtiyaçlarını görüyorlardı.O zamanlar tuÄŸla pek revaÅŸda deÄŸildi.Bulmakta bu günki gibi kolay olmuyordu.Biz baÅŸladığımız gibi artık insanlar bizden biriketlerini almaya baÅŸladılar.O zamanlar Çamoluk baÄŸlantı yolu yapılmamıştı.Erzincan’dan usta ve işçi getirdim Gölova’dan da Tahsin Polat Niyazi İlgün çalışıyorlardı iÅŸi hemen öğrendiler.İş çok iyi gidiyordu.Bir gün teneffüste öğretmen arkadaÅŸlarımla ÅŸimdiki tarım kredi kooperatifinin önünde oturmuÅŸ çalışanları izliyorduk.Kimi traktör kum getiriyor,kimi vatandaÅŸ biriket almış götürüyor işçiler çalışıyor ve herkes kazanıyordu .Daha önemlisi ve en önemlisi tabii ki Gölova ve çevresi kazanıyordu. İşler öyle iyi gidiyordu ki biriketin yanında büz iÅŸine de girmiÅŸtik(Büz ÅŸimdiki plastik su borusu yerine kullanılan kum ve çimentodan yapılan  beton boru) Sanki küçük bir sanayi sinyali veriyordu.İşte o zaman düşündüm toprakla ilgili ne varsa bu memlekette gider ve bende bunu yapmalıyım diyordum kararlıydım.

                                                                Ancak karşılaÅŸacağım beni bekleyen kısır düşünceli cahillerden haberim yoktu.

                        O sene okulda altı öğretmen vardı.  İdareci olduÄŸumdan ben derse girmiyordum. Mürfide Özkan diye bir öğretmenimiz beÅŸinci sınıfları okutuyordu birkaç öğrenciyi sınıfta bırakmış bende okul müdürü olarak evrakları imzalayıp tasdik için ilçeye göndermiÅŸim.yani resmen her ÅŸey bitmiÅŸ. Burada ismini vermeyeceÄŸim bir velimiz daireye kapıyı filan vurmadan sinirli bir ÅŸekilde içeri girerek hoca benim çocuÄŸu niye sınıfta bıraktın deÄŸince kalan yedek listelere baktım ki  hakikaten oÄŸlu sınıfta kalmış. Benimle dairemde tartışmaya baÅŸladı anladım ki  daha çocuÄŸunu   kimin okuttuÄŸunu dahi bilmeyen bir veli ile ne konuÅŸacaksın ‘Helbet bir gün fırsat bizim elimize de geçer’ diyerek çıkıp gitti.

                                                      Ve o velimiz belediye baÅŸkanı adayımız oldu.

                     Bana geldi kendisinin ve çalışma arkadaÅŸlarının diploma kayıtlarını çıkardım. Resmi prosüdürlerin tamamlanması yönünden yardımcı oldum öyle ya belediyeye    kavuÅŸacaktık.  Oyumu  da ona vererek belediye baÅŸkanı da seçtik.Her ÅŸey iyi gidiyordu bizim biriket iÅŸimizde devam ediyordu.Bir gün teneffüste okul bahçesinde iken reis bey geldi selamsız sabahsız Dursun Hoca bu sudan biriket yapamayacaksın dedi niçin dediÄŸimde iÅŸte köyün suyu kullanamayacaksın dedi bende bu iÅŸ de köyün ve çevrenin iÅŸi su boÅŸa akıyor saat koyalım ücreti ile kullanalım dedimse de yok.O zaman reis bey ben bidon alayım gece bu sudan ücret karşılığı kullanayım dedim.Dilekçe ver dedi.İşte o zaman ‘helbet bir gün fırsat bizim elimize de geçer’ demesinin nedenini anladım.

                    Belediyeye dilekçe vererek karakolun önündeki çeÅŸmeden geceleri sizin tayin edeceÄŸiniz saatlerde suyundan faydalanmak istiyorum ÅŸeklinde dilekçemi verdim. Encümen üyelerini de ayrı ayrı  görerek böyle bir dilekçe verdiÄŸimden bahsettim. Encümen üyelerinin hepsi de dilekçeye ne gerek var git kullan zaten  köyün mahallelerindeki bütün çeÅŸmelerin suyu boÅŸa akıyor dediler. On beÅŸ gün sonra dilekçeye gelen cevap ta :

                  ÇeÅŸme yol üzerinde olduÄŸundan hayvanların sulama suyu olarak kullanıldığından gece de olsa suyu kullanamayacağıma  dair olumsuz cevap geldi.

                  Ne yapacaksın memursun kanun diyor git memurluÄŸunu yap sana ne Gölova’nın kalkınmasından biriketinden.

                 Siz Gölova’yı kalkındıracak adamı seçtiniz kocaman belediye baÅŸkanınız var  biriketi de büzü de onun iÅŸi diyor.Åžayet halkın ihtiyacı ise bunu baÅŸkan düşünecek sen öğretmen olarak dersine günde beÅŸ saat gir çık.Ondan sonrada yaylalarda gez dolaÅŸ kanun öyle diyor.

                 Neyse       

             Belediye suyu vermediÄŸi gibi biz yine iÅŸimize devam etmek istedik. Sabahleyin erkenden kalkıp rahmetlik anamla  eski belediyenin yerinde çeÅŸme vardı(aÅŸağı pınar) oradan tenekelerle su götürerek biriket yapmaya devam ediyorduk ama bu bizim için çok zor oluyordu. Suyun azlığından biriketler tam sulanamadığından kırılıyorlardı. Baktık olmayacak AÅŸağı Tepecik’te ÅŸu andaki benzinliÄŸin yanında Hamit Yılmaz’ın babası rahmetli Yahya dayı hoca tarla senin ücrette istemiyorum gel biriketleri burada yap dedi. Mantıklı bir teklifti. Ancak Gölova kendi köyümdü bu iÅŸe burada devam etmeliydim. AÅŸağı çeÅŸmenin yanında Şükrü Saka’nın (ince Şükrü) bahçesinde su vardı onu götürmek istedikse de götüremedik  muvaffak olamadık.Sonra:

               AÅŸağı Tepecik yolculuÄŸu :            

              Makinayı tahtaları traktöre yükleyerek mecburen Yahya dayının tarlasına konduk.

              Tarla asvalt     yol üzeride çeÅŸme suyu bol ve hazır   hemen çalışacak elaman bulmamız gerekliydi çünkü Gölova’da çalışanlar yol dolayısıyla aÅŸağı tepeciye gelmediler işçileri çobanlıdan bulduk onlara iÅŸi öğretmek için           yine Erzincan’dan usta getirdim yani sanki iÅŸe yeniden baÅŸladım.

              Her gün sabahları erkenden kalkıyorum.   yürüyerek iÅŸ yerine   gidiyor  ,  çalışanları kontrol ederek hemen Gölova’ya derse yetiÅŸiyordum.O zaman ÅŸimdiki baraj yapılmamıştı barajın olduÄŸu yerden köylere giden kara yolu vardı. Okul tatil olduktan sonra tekrar  iÅŸyerine yani aÅŸağı tepeciye  gidiyordum. Arabam yoktu yol uzaktı hem de bazı günler sabah akÅŸam gidip gelmek zorunda kalıyordum. Yorucu oluyordu. İşi takipte zorlanıyordum. Bir yıl ancak dayanabildim. Çok yollar denedim mesela  Akıncılar’ın Kayı köyü vardı orda vatandaÅŸ bina yapıyor makinayı iÅŸcilerle o köye gönderiyor   yerinde biriketleri döktürüyordum       .Åžimdide iÅŸcilerin yemek ve barınma sorunu karşımıza çıktı.Öyle ya köyde  adamın evi olsa birikete ne gerek  vardı. s onra baktım olmayacak   Akıncılardan bir vatandaÅŸ makinayı istedi ona az bir fiyatla sattım. Böylece  ben de kurtardım Gölova’da kurtardı.

                  Üzüldüğüm bir noktayı burada açmadan geçemeyeceÄŸim

                  Bundan kırk sene önce geçen ve memleketin kalkınması  ile direk ilgili bir konuya duyarsız kalan Gölovalı  aynı olay ÅŸimdi olsa    yine öyle ilgisizmi kalırdı acaba ? 

                 Åžahsi fikrim  kırk yılda deÄŸiÅŸen hiçbir ÅŸey olmadı. Gölova’nın  gittikce geriye gittiÄŸi bunu göstermiyormu?

                 NOT: KomÅŸuluk iliÅŸkilerimizin zedelenmemesi için isim vermek istemedim. İstenildiÄŸinde açıklıyabilirim.

         



Bu yazıyı sitenize ekleyin


Kutudaki kodu web sayfanıza ekleyin.
Bu vasıtayla içerik sitenize eklenecektir.




Görünüm:

BİRİKETCİLİK:
                         Ankara da...

Powered by QuoteThis © 2008
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Login
Taşı
Close
Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?
Parolanızı mı unuttunuz?
Kaydolun.

Yöresel Gölova Ürünleri Marketi

golova-koyleri

golova-dugunler

golova-senlikler

Lütfen tarayıcınızda JavaScript açık olsun ya da bu videoyu görmek için başka bir tarayıcı kullanın. Aynı zamanda flash player güncellemesi gerekebilir.
Haftanın Videosu

facebook-golovaliyiz-katil

Ziyaretçiler
Bugün Gelen Ziyaretçi130
Dün Gelen Ziyaretçi319
Haftalık Ziyaretçi Sayısı130
Aylık Ziyaretçi Sayısı6819
1 Haziran 2009'dan Bu yana223189
Åžu anda 74 ziyaretçi Ã§evrimiçi
Son Haberler
  19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, Gölova’da coÅŸkuyla kutlanmıştır.                      Gölova  barajı  kenarına  yapılan futbol  sahası ilk defa , 19 Mayıs Gençlik...
  - Vakıflar Haftası ve 2012 Vakıf Medeniyeti Balkan Vakıfları Yılı etkinlikleri Vakıflar Haftası yürüyüşü ile baÅŸladı.  Gölova Vakfı bayan...
  Gölova Halk EÄŸitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından Türkiye İş Kurumu Sivas İl Müdürlüğü iÅŸbirliÄŸiyle açılan Süt Sığırcılığı kursu 02.05.2012 ÇarÅŸamba günü...
                      Okul – Veli iÅŸbirliÄŸi içerisinde  Gölova Hasan Åžakar YİBO Çok Amaçlı Salonunda  02.05.2012 tarihinde düzenlenen kermese  Gölova halkımız büyük ilgi...
Son Köşe Yazıları
Halil ÖNGE
Kısa bir süreliÄŸine mübarek topraklara umre ziyaretinde bulundum. Bu ziyaretle ilgili olarak siz deÄŸerli okuyucu ve hemÅŸerilerimle duygularımı paylaÅŸayım istedim.            ...
Dursun Bayram
CEMİL ÖZENİN TAZI MESELESİ: Cemil  aÄŸabey ava çok  meraklıydı.Bunun içinde başında kışlık papak kışlık ceket ve palto paltonun üzerinde av...
Nebahat Bayram
Birinci Dünya Harbinde 49. Tümen  Agvanis’e yerleÅŸmiÅŸlerdir. 49. Tümen  Fırka  Komutanı Ali Hikmet PaÅŸa, Tahta Barunun önünde burun gibi sarı kayadan Kaynak:...
Dursun Bayram
  HANGİ  HOCA: ANLATAN  MURAT  KURT: Babam rahmetlik sabahları çok erken kalkardı  sabah namazlarını camide cemaatla kılmayı severdi iÅŸte böyle bir gün namazlar...