VEFAT EDEN KOMŞULARIMIZ


HIZARCI  RECEP USTA

Adaşım sosyolog  Dr.Dursun Ayan ve meslektaşım  öğretmen Halil Önge’nin bu sene Gölova’da vefat edenlerle ilgili anıları benide ister istemez haraketlendirdi.Düşünebiliyormusun o insanlarla yirmi yıl berabersin anımı soruyorsun  hem ne kadar.

 

1980 yıllarında  Gölova’da  kooperatif kurduk  benzinlik açtık  arsa aldık .Halıcılık kursu açtık fakat halıyı dokuyacak ne halı tezgahımız nede bilgimiz hiçbir şeyimiz yoktur.Bilgi işini Sivas Özel idareden kurs öğretmeni getirmekle çözdük ( şimdi özel idare Gölova’da ne kadar büyük kazanım).Duyduk Refahiye’nin Kayı köyünde Recep usta diye bir marangöz halı tezgahı yapıyormuş.Rahmetli Muhtar Sabit  Ayvalıoğlu ile kayı köyüne gittik.Köyde bulunanlar bizi gayet iyi karşıladılar.Rahmetli Recep ustanın evine götürdüler.Hoş beş  daha sonra atolyesini bize gezdirdi.Herşey gayet iyiydi.Bu köyde niye kalıyorsun o ki böyle bir tezgahın var.Ne yapayım dedi Refahiye’ye veya istiyorsan Gölova’ya gel dedim.O zaman Gölova’da yalnız Nail Fırat’ın atölyesi vardı( Mustafa Recainin babaları)  oda ihtiyaca cevap vermiyordu.Müşteri sağa sola kaçıyordu.Hem Gölova bir hane daha  üstelik bir zanatkar kazanmış olacaktı.Yer konusu nasıl olacak dedi  yardımcı oluruz dedik  sonra özel idareden tezgahlarla ilgili aldığımız  bilgileri dilimiz döndüğünce anlattık  fiatlarını ne zaman teslim edeceğini hepsinde mutabakat sağladık.

   Aradan on veya on beş gün geçti okulda odamdayım.Nöbetci öğrenci geldi öğretmenim” motorla (traktör) birisi dışarıda sizi cağırıyor gittimki Recep usta  dedim helal olsun ne çabuk bizim halı tezgahlarını yapmış getirmiş derken baktım traktör yüklü meyer  Recep usta atölye’yi ve tüm eşyalarını yüklemiş gelmiş.’Hoca atölyeyi Gölova’ya getir dedin aha bende getirdim  ne yapacaksan yap’ demezmi..

Birden şok oldum.Evet demiştik demiştikte bu kadar çabuk olacağınıda doğrusu beklemiyorduk. ve sözümüzünde arkasında durmamız gerekiyordu.Muhtar Sabit ağabeyi çağırttm geldi beraber o zaman Nail Önge belediye başkanı idi doğru ona gittik konuyu  anlattık atölye için yer bulmasını istedik.Nail ağabey önce  bakarız dedi sonra eşyaların kapıda olduğunu söyleyince şaşırdı hemen yer nerde bulalım değince ben  yer var Nail ağabey  hemde senin okulun altındaki tarla dedim.Ula hoca daha neler neler dedi belediyede çaylarımızı içtik gülerek çıktık.Tarlayı almıştık.Recep Ustada bir haftada binasını yaptı atölyesini açtı bizim halı tezgahlarını yaptı. Usta  iyi çalışıyordu bazen teneffüslerde atölyeye iniyordum çayı demlemiş oluyordu sohbet ediyorduk ordan burdan memnuniyetini dile getiriyordu bana dua ediyordu sebep olduğum için.Hatta daha sonra Gölova ile hısım oldu oğlunu Gölovadan evlendirdi kızını Gölovadan cok sevdiyim  Cemal Altuna verdi.

 Usta işlerini herhalde genişletmek istiyorduki  bir gün baktım bizim  değirmenin önünde bir kamyon durdu  Recep ustayı soruyor kamyonda malzeme yüklü.Büyük bir elektirik panosu  ve bulgur makinası  arpa kırma makinası zaten vardı Meğer  Bizim değirmenin yukarı kısmında Necmettin Ayanın bahcesini kiralamış ve atölyeyı okulun altından oraya taşıdı.

Usta oldu bize rakip.

Tabi biz ikinci şoku yaşadık.Yanlız atölye olsa ne ala birde sonra dik vals getirdi un yapmayada başladı.Hem un hem kırma hem bulgur tabi marangozlukda fazlası..Ve sonra Recep usta ile serin olmaya başladık okul yolunda beni gördüğünde selam vermez oldu.Yine böyle bir günde okula çağırdım işim var diyerek  gelmedi.Herhalde utanıyordu.Ama yaptığı işin Gölova için iyi olduğunu hatta benim içinde kötü olmadığını bilmiyordu.

Çünkü müşterinin esnafın çok olduğu yeri tercih edeceğini birisi olmazsa diğer değirmene diğer  ,hızar atölyesine giderim diyeceğini  bilmiyordu  beklide düşünemiyordu.

.Öylede oldu biz Refahiye’ye Akıncılar’a gidecek olan müşterileri Gölovaya kazandırdık.Bunu tabi sonra Recep ustada gördü çağırmamla gelmiyen usta sonra beni aldı atölyesine götürdü ikramda bulundu bana hoca  çok kafalısın ben zannettimki benimle hiç konuşmıyacaksın.Ölünceye kadar dostluğumuz kesintisiz devam etti. Ruhu şaad olsun.

Devamı  için tıklayın:

  ŞÜKRÜ DAYI  (Şükrü Soylu)

Gölova’nın her şeyi idi.Elektrik geldi kimse ampul dahi takmasını bilmiyor Su geldi kimse musluk takamıyor..Şükrü usta elektrik  tesisatımı döşe,  suyum patladı tamir et.Akşam belediyenin elektrik  panosuna bak. kasabaya elektkik ver sabah söndür.Daha neler neler.Şükrü usta sanki Gölova’nın beyni idi. Bütün bunları nerden öğrenmiş.Birgün bizim evin tesisatını yaparken anlattı İstanbul’da hangi dev şirketlerde çalıştığını zaten beceriside onu gösteriyordu .Değirmene 250 kv pano  montacı yapılacak elektirikci ararken elektirik mühendisi merhum Hasan Yenidünya’ dan yardım istedim oda  adres olarak beni Şükrü ustaya yönlendirdi.Hülasa o zamanlar bu şekilde  elektirik ve suyla olan işlerin adresi Gölova  gerekse çevresinde  bütün oklar onu gösteriyordu.

Bazen anlatırdı Gölova’ya gelişindeki pişmanlığını beni belediye ye alacaklardı bana öyle söz verdiler diyordu.Keşke öyle olsaydı.Öyle olsaydıda  belki son günlerine maddi katkısı olurdu.

Çırak yetiştir senden sonra bu işlerimizi kim yapacak dediğimde hani kim var kimse çalışmak istemiyor ama istanbulda çıraklığa razılar bu memlekette  adam mı var diyordu.

Ama ben Gölova’da yetiştirdiği Suşehrili ve şimdi İstanbul Ümraniye’de  toptan elekrik işleri yapan ne öğrendimse Şükrü ustadan öğrendim  : şu anda  neyim varsa  Şükrü ustanın sayesinde olmuştur. Diyen ve vefakarlğınıda  Şükrü usta ölünceye kadar gösteren yeri geldiyinde maddi anlamdada destekliyen  çırağı  Vahap Uzun’u büyük bir kazanım olarak görüyorum. Dört dörtlük bir ustaydı  hiç unutmuyorum günlerden Cuma Gölova’nın pazarı benzinlikde traktörler  akaryakıt   için kuyrukta  çalışan işçi  Bayram İlgün: -  hocam   mazot pompası arıza yaptı.Hayda  Şükrü dayı olmasa idi usta için ya Sivas yada Samsuna ustaya gidecektik.

Daha sonraları demircilik işinede başladı beceriyorduda.Ama herhalde ödemelerden şikayetciydi  iş yaptıranların.Eline sağlık diyenler Şükrü dayıyı tanıdıkca çoğaldığından bahsediyordu. Şükrü  dayıcığım.

sağlığında  bu memleket sanatkarın  değerini  bilmiyor diyordun.hakikaten değerini bilemedik son zamanlarında bile diğer yaşlı ve hastalarımıza  yaptığımız hatayı sanada yaptık sana bakamadık.Yoksa toplum olarak bazı değerlerimizi kayıp mı ediyoruz.Çok yazık bizi affet dayıcığım.

        Ruhun şaad  mekanın cennet olsun.

NADİR  ABLA: ( Nadir Özen)

Eskiden okullarda sabahları çocuklara süt tozundan yapılma süt veriyorduk.Rahmetlik hizmetlimiz Çafer Şahin (çece) sabahları okulun büyük bir tenceresi vardı süt tozunu tencereye kor suyunu ilave eder onu kaynatırdı.Eli öyle alışmıştıki bu karışım ve kaynamada ufak bir noksanlık yapmıyordu.Bu böyle devam ederken sonraları yufkada pişirmeye başladık fakat bu Cafer çeceyi aşıyordu.

Buna bir kadın elinin değmesi gerekiyordu.Acaba ücreti karşılığında kim yapabilir.Çafer Çeceğe sordum belki bizim Nadir yapar dedi.Nadir kim dedim aha Muhidin hanımı değince tabiî ki hatırladım   hatırladımda acaba ekmeği pişirirmi diye düşünmeye başladım.Ama Cafer çeceyede çağır dedim.

Nadir abla geldi temiz soylu boylu annem olsun   güzel bir kadındı.Yaptığı yenirdi.İşi anlattım yufkanın malzemesini verecektik oda pişirecekti.Hem yakındı evi hemen okulun yanında idi bizim içinde iyi olacaktı Kabul etmedi ısrar ettiksede kabul etmedi.Ama birini buluncaya kadar idare edceğini söyledi ve de öylede oldu (sonra öğreniyorumki anama söylemiş işin içinde para olduğu için kabul etmemiş.).Daha sonra Terzi Emin ağabeyin hanımını söyledi Nadir abla o yapar dedi .Mahi abla  .Mahi abla yıllarca bize çocuklara hizmet etti ekmeğmizi yapar saatinde nöbetci öğrenciyi gönderir aldırırdım.Hiç aksadığını hatırlamıyorum.

Tabi oda Nadir abla gibi vefat etti ama çok önceden.Her ikisininde mekanları cennet  kalanlarına yakınlarına baş sağlığı diliyorm..

HASAN YENİDÜNYA

Bizim zamanımızda çevremizde ünversiteyi bitirenler parmakla sayılır gibiydi.Bunlar kimlerdi İşte Hasan  Yenidünya ve ağabeysi Seyfettin bey (Yenidünya),Hakim  Hurşit  Bey,zannederm sonradan bitirmiş olan Dursun Şimşek ve amcam Cumhuriyet savcısı Rüstem Bayram.Eğer isimlerini unuttuğum varsa onların affına sığınırım.

Hasan ağabeyin Yüsek elektrik mühendisi olduğunu duymuştum.

Bir gün Gölova’da gördüm.Hoşbeş ağabey bir elektrik sorunumuz var dedim.O zaman değirmenimiz hastanenin yanında idi un yapan iki taşımız ve taşların iki metre arkasındada elektrik panomuz bulunuyordu.Panonun üzerinde kumanda düğmeleri mevcuttu.Yani tesisi çalıştırmak için panonun yanına gidilip elle düğmelere basılıp çalıştırmak sonrada yani işin bittikten sonrada  yine elle düğmelere basıp kapatmak gerekiyor.Sistem bu iken bizim işte kumanda düğmelermiz sıkca arızalanıyor.Kahvede bunu Hasan ağabeye anlattım yerinde görelim dedi.Kalktık değirmene geldik.

Yerinde tekrar anlattım baktı ya  kardeşim bu düğmelerin bozulması hiç mümkün değil normal kullanımda bilmem kaç milyon defa basacaksın oda belki arızalanır dedi ve hayret etti.

Sonra ben çalışanı takibe aldım bir gün baktım işci elinde uzun bır çubuk onunla düğmeleri açıp kapıyor Tabi arızanında ondan olduğu anlaşıldı.Tabi biz epey zarar ettik daha da edecektik Hasan ağabey bizi bilgilendirmemiş olsaydı. İşte o Hasan ağabeyde  vefat etti , bence hemde genç yaşında.

Allahtan rahmet yakınlarına tüm ölenler için Gölova’mıza başsağlığı diliyorum.

Ruhları şaad mekanları cennet olsun.



Bu yazıyı sitenize ekleyin


Kutudaki kodu web sayfanıza ekleyin.
Bu vasıtayla içerik sitenize eklenecektir.




Görünüm:

VEFAT EDEN KOMŞULARIMIZ
HIZARCI RECEP USTA Adaşım sosyolog Dr.Dursun Ayan ve meslektaşım öğretmen Halil Önge’nin bu sene Gölova’da vefat...

© 2012 - Gölovalıyız


Powered by QuoteThis © 2008
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Login
Taşı
Close
Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?
Parolanızı mı unuttunuz?
Kaydolun.

Yöresel Gölova Ürünleri Marketi

golova-koyleri

golova-dugunler

golova-senlikler

Haftanın Videosu

facebook-golovaliyiz-katil

Ziyaretçiler
Bugün Gelen Ziyaretçi131
Dün Gelen Ziyaretçi319
Haftalık Ziyaretçi Sayısı131
Aylık Ziyaretçi Sayısı6820
1 Haziran 2009'dan Bu yana223190
Şu anda 53 ziyaretçi çevrimiçi
Son Haberler
  19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, Gölova’da coşkuyla kutlanmıştır.                      Gölova  barajı  kenarına  yapılan futbol  sahası ilk defa , 19 Mayıs Gençlik...
  - Vakıflar Haftası ve 2012 Vakıf Medeniyeti Balkan Vakıfları Yılı etkinlikleri Vakıflar Haftası yürüyüşü ile başladı.  Gölova Vakfı bayan...
  Gölova Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından Türkiye İş Kurumu Sivas İl Müdürlüğü işbirliğiyle açılan Süt Sığırcılığı kursu 02.05.2012 Çarşamba günü...
                      Okul – Veli işbirliği içerisinde  Gölova Hasan Şakar YİBO Çok Amaçlı Salonunda  02.05.2012 tarihinde düzenlenen kermese  Gölova halkımız büyük ilgi...
Son Köşe Yazıları
Halil ÖNGE
Kısa bir süreliğine mübarek topraklara umre ziyaretinde bulundum. Bu ziyaretle ilgili olarak siz değerli okuyucu ve hemşerilerimle duygularımı paylaşayım istedim.            ...
Dursun Bayram
CEMİL ÖZENİN TAZI MESELESİ: Cemil  ağabey ava çok  meraklıydı.Bunun içinde başında kışlık papak kışlık ceket ve palto paltonun üzerinde av...
Nebahat Bayram
Birinci Dünya Harbinde 49. Tümen  Agvanis’e yerleşmişlerdir. 49. Tümen  Fırka  Komutanı Ali Hikmet Paşa, Tahta Barunun önünde burun gibi sarı kayadan Kaynak:...
Dursun Bayram
  HANGİ  HOCA: ANLATAN  MURAT  KURT: Babam rahmetlik sabahları çok erken kalkardı  sabah namazlarını camide cemaatla kılmayı severdi işte böyle bir gün namazlar...