MASALCI TEYZE NADİR ÖZEN’İN ANISINA
Bir varmış bir yokmuş. Allahın kulu çokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Anam düştü beşikten babam geçti eşikten. Yün eğirdik teşikten su doldurduk keşikten.
Bu ve bunun gibi tekerlemelerle başlayan Gölova Yöresi halk masallarını belki de en iyi anlatan Nadir ÖZEN (Masalcı Nadir Abla)’ nın geçtiğimiz Cumartesi (17.12.2011) günü vefatını öğrenince bu yazıyı yazmak mecburiyetinde hissettim kendimi.
(Nadir ÖZEN Merhum Muhittin Özenin eşi, İsmail(Merhum), Murat, Şerife ve Meliha’nın annesi.Gölova’ Çataklı(Kindik) köyünden olup Gölova’ya gelin gelmiştir. 1930 doğumlu olup 17.12.2011 tarihinde vefat etmiştir. Eşinin vefatından sonra büyük fedakarlıklar göstererek çocuklarını büyütmüştür. Fedakar, cefakar ve onurlu bir Anadolu kadını, Türk anasıdır.)
Bilmiyorum kaç Gölovalı bilir ama Nadir abla çocukluğumuzdaki uzun kış gecelerinin vazgeçilmeziydi. Bazen kendi evinde, çoğunluklada komşuların evinde (En çok da bizim evde) mahalle çocuklarını toplar ve o bitmek tükenmek bilmeyen masallarını anlatmaya başlardı. Evvel zaman içinde diye başlayan masallardaki padişah oğulları, köylü kızları, çeşme başları, onların karşısındaki o azman dev ve saray bahçeleri ile hayallerimizi süslerdi. Başka dünyalara dalardık. Zamanın nasıl geçtiğini anlamaz sobanın çıtırtısı etrafında adeta kendimizden geçerdik.
Bu masalları nereden nasıl öğrenmişti? Hepsini nasıl aklında tutardı? Bir biri peşine; birbirine benzeyen ama farklı olan masalları ve masal olaylarını nasıl karıştırmadan anlatırdı hep merak ederdik. Bu masalların bir kısmını daha o günlerde not etmeye başlamıştım. Liseyi okurken ise ciddi olarak Nadir ablaya bu sefer sırf eğlenmek için değil yazmak için anlattırdım ve not aldım. 1997 senesinde ise kendi yazdığım hikayelerle Nadir ablanın masallarını harmanlayarak “Dağların Ötesinde” isimli hikaye kitabını yayınladım. Birkaç bin basılan eser kısa zamanda tükendi. Yeni bir baskısını da yapamadım. Tabiî ki kitabın önsözüne Nadir Ablayı da yad eden ve teşekkür eden yazı yazdım. Eseri kendisine takdim ettiğimde o günkü rahatsızlığını unutup sevinçten adeta havalara uçmuş bana çok teşekkür etmişti.
Değerlerimizin kıymetini maalesef ayrıldıklarında anlama gibi bir kötü huyumuz vardır. Nadir Abla da aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin, makamı cennet olsun. Biz çocukları küçükken sevindirdiği gibi Rabbim de onu cennetinde sevindirsin.
22.12.2011
Halil ÖNGE
Üsküdar Kısıklı İlköğretim Okulu Müdürü
Bu yazıyı sitenize ekleyin
Kutudaki kodu web sayfanıza ekleyin.
Bu vasıtayla içerik sitenize eklenecektir.
Görünüm:
Bir varmış bir yokmuş. Allahın kulu çokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken,...
© 2012 - Gölovalıyız
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
















